• DOLAR
    $3.054,8800
    ( ₺8,23 )
  • EURO
    $0,9490
    %1,22
  • ALTIN
    $43.350,5300
    %1,68
  • BIST
    93,2788
    ( ₺0,16 )
Kentsel Dönüşüm Şart!

Kentsel Dönüşüm Şart!

24 Ocak depreminin üstünden tam 1 yıl geçti ve kentsel dönüşüm anlamında önemli adımların atılmadığı ve şehrin master planına kentsel dönüşümün eklenmediği görülüyor. Yapı stoklarının yenilenmesi gerektiği her defasında zikredilse de yapılmış somut bir çalışma söz konusu değil.

Kentsel dönüşümün gerekliliğinin ne ölçüde olduğu, dönüşüm açısından atılan adımların yeterli olup olmadığı ve Malatya’daki yapıların güvenilirliğinin ne ölçüde olduğu konularını Malatya İnşaat Müteahhitleri Derneği (MİMDER) Başkanı Mehmet Bülbüloğlu ile konuştuk.

Merkezi Elazığ Sivrice olan depremin bilançosu neydi?

24 Ocak 2020 tarihinde saat 20:55 te meydana gelen Elazığ-Sivrice merkezli 6.8 büyüklüğündeki depremde maalesef 41 vatandaşımız hayatını kaybetmiş, yüzlerce vatandaşımız yaralanmış, evlerini kaybetmiş, etkilenmişti. Bu deprem felaketinin 1. Yıl dönümünde vefat eden tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Geçen yıl yaşadığımız bu depremden en çok etkilenen il Elazığ ve Malatya oldu. Çok sayıda vatandaşımızı kaybettik, il merkezi ve ilçeler dahil olmak üzere yaklaşık 10 bine yakın bağımsız bölümün yer aldığı binalarımız ağır hasar gördü. Bunların haricinde orta hasarlı ve az hasarlı diye Çevre Şehircilik tarafından rapor verilen binlerce bina bir depremi daha kaldıramayacak vaziyette dönüşümünün yapılmasını beklemekte ve içerisinde binlerce vatandaşımız yaşamını sürdürmektedirler.

Kentsel Dönüşüm alanında atılan adımlar sizce yeterli midir?

Hal böyleyken maalesef ülke olarak kentsel dönüşüm konusunda gerekli potansiyele bir türlü ulaşamamaktayız. Devletimiz tarafından bu depremden sonra bölgemizde hızlı bir şekilde deprem konutları yapıldı ve teslim edilmeye başlandı. Ancak şu çok iyi bilinmelidir ki 7 milyona yakın riskli yapının bulunduğu ülkemizde sadece devlet eliyle özel sektör işin içerisine dahil edilmeden bu dönüşümün gerçekleşmesi imkansızdır. Kentsel dönüşüm yasasının çıktığı 2012 yılından itibaren bugüne kadar Malatya’da özel sektör tarafından 60 bin konut üretilmesine rağmen bunun sadece 5 bin civarı kentsel dönüşüm kapsamında yapılmıştır. Bu da yönetmelikte bazı düzenlemeler yapılması gerektiği ve ayrıca yerel yönetimlerin bu işe daha fazla özen göstermeleri gerektiğini ortaya koymaktadır.

Müteahhitlerin dönüşüm noktasında rolü ne olabilir. MİMDER bu konuda nasıl bir sorumluluk almak istiyor?

Bunun nedeni şu anda müteahhit firma bir iş yapmayı düşündüğünde kentsel dönüşüm kapsamında riskli bir binayı dönüştürmektense boş bir arsaya inşaat yapması yönetmelikteki bazı maddelerden kaynaklı hem maliyet açısından hem bürokrasi olarak daha fazla mesai harcadığından dolayı maalesef boş arsaya yönelmekte ve orada inşaat yapmayı tercih etmektedir. Ayrıca bazı yerlerde riskli bir bina yıkılıp dönüştürülmesi istendiği zaman aynı sayıda ve m2 de daire yapılamadığı için veya çevre yolunun altı diye tabir ettiğimiz bölgelerde parsellerin küçük küçük olmasından kaynaklı bir araya getirilemediğinden bu noktada yerel yönetimlere ve resmi kurumlara ihtiyaç duyulmakta ve dönüşüm gerçekleşememektedir. Tüm bunlar göz önüne alarak resmi kurum ve kuruluşlar, STK lar, özel sektör müteahhitleri bir araya gelmeli ve elini taşın altına koymalıdır. Bizler MİMDER olarak bu sorumluluğu almaya ve bu noktada müteahhitlerimizi harekete geçirmek için hazır olduğumuzu, yerel yönetimlerle uyum içerisinde bu dönüşüm hızlandırmamız gerektiğini daha önce de dile getirdik, bugün de bu söylemimizi yineliyoruz.

Yeni yapılan konutlarda hasar oranı yüksek miydi?

Önce Elazığ depremi daha sonra da İzmir depreminde yapılan incelemelerde özellikle son 10 yılda yapılan binalarımızda hasar meydana gelmediği tespit edilmiştir. Daha büyük depremlere de çok şükür bu binalarımız gerekli dayanımı sağlayacak kalitede üretilmiştir. Ülke olarak inşaat kalitemiz çok iyi bir seviyeye gelmiş ve her geçen günde kaliteyi arttırmaktayız. Bizler aynı acıları yaşamamak için diyoruz ki gelin el birliğiyle bu konuya gerekli özeni gösterelim ve vatandaşlarımızın daha huzurlu, mutlu bir şekilde deprem dayanıklı evlerinde yaşamalarını sağlayalım. Aksi taktirde Allah korusun yaşayacağımız daha büyük bir depremde maalesef şu an da ki yapı stokumuzun önemli bir kısmı risk altındadır.
>> Ebubekir Atilla’nın Röportajı

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?